Cihan muhabirinin dağda bırakılmasına tepki

BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun hayatını kaybettiği helikopter kazasının enkazının bulunduğu bölgede kurtarma çalışmalarını takip eden Cihan muhabiri Lütfi Aykurt'un Jandarma Kurtarma Ekipleri'nce helikoptere alınmadığının ortaya çıkması basın camiasında tepkiyle karşılandı.

Olayın Zaman Gazetesi Yazarı ve Cihan Haber Ajansı Genel Müdürü Abdülhamit Bilici tarafından köşesinde yazılmasının ardından olayı değerlendiren Gazeteciler Cemiyeti Başkanları, yapılan ayrımcılığı eleştirdiler. Konya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Sefa Özdemir, öncelikle akreditasyon uygulamasını doğru bulmadığını, zor şartlar altında görev yapan bir muhabirin dağda bırakılmasının ise sağlıklı bir yaklaşım olmadığını söyledi. Özdemir, "Bir gazeteci arkadaşımız akreditasyonu yok diye orada bırakılmamalıydı. Bu bir basın toplantısı, bir bilgilendirme değil. Zor şartlarda yaşanan bir olay. Gazeteci arkadaşımıza yardımcı olmaları ve O'nu da taşımaları gerekirdi. Dilerim bundan sonra benzer olaylar yaşanmaz." dedi.

Dağdaki akreditasyona Çukurova Gazeteciler Cemiyeti (ÇGC) Başkanı Cafer Esendemir de tepki gösterdi. Zor durumda, hayati tehlikenin bulunduğu bir ortamda bir insanın fikirlerinden dolayı terk edilmesini anlamakta güçlük çektiğini belirten Esendemir eleştirilerini şu sözlerle ortaya koydu: "Kim olursa olsun, o kişinin fikrine, zihnine, dinine, mezhebine bakılmaksızın yardım etmek bir insanlık görevidir. İnsanların hayatını kurtarmak için hareket eden kişilerin, kurumların, bu olayı takip eden bir gazeteciyi karla kaplı dağ başında, hayatını riske atarak bırakması anlaşılabilir bir durum değildir. Bu tip durumlarda daha hassas olunması gerekir. O şartlarda, o durumda, kim olursa olsun, asker olsun, sivil olsun, zor durumda kalan bir kişiye yardım etmek insanlık görevidir."

Zaman Gazetesi yazarı Abdülhamit Bilici, Cihan Haber Ajansı muhabiri Lütfi Aykurt'un yaşadıklarını kamuoyuna şu sözlerle duyurmuş ve Genelkurmaş Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ'a anlamlı bir soru yöneltmişti. Bilici, 'Dağda kalsam beni kurtarır mısın Paşam?' başlığını taşıyan makelesinde yaşananları şu sözlerle özetlemişti: "…Uzağa gitmeden Cihan Haber Ajansı'nın yöneticisi sıfatı ile kendi yaşadığım bir tutarsızlığı paylaşayım. Malum, geçen ay Türkiye Rahmetli Yazıcıoğlu ve arkadaşlarının kazasına kilitlenmişti. Muhabir ve kameraman arkadaşlarımız da ağır şartlarda bölgede çalışıyordu. Rahmetli meslektaşımız İsmail Güneş'in naşının bulunduğu haber üzerine, arkadaşımız Lütfi Aykurt, gazeteci refleksiyle 4,5 saat yürüyerek bölgeye ulaştı. 15.30'da işi bittiğinde….. Sağolsunlar, Jandarma Arama Kurtarma ekipleri "Seni burada bırakamayız. Hava soğuyor ve buradan inmen zor, helikopterle götürelim" diyor. Lütfi, helikoptere binmeye hazırlanırken, bir komutan hangi kanaldan olduğunu soruyor ve ajansın adını öğrenince, 'sivil olduğu için helikoptere alamayacaklarını' söylüyor. Lütfi, helikoptere alınan DHA muhabirinin de sivil olduğunu nazikçe hatırlatınca, komutan tersleyip "Nasıl geldiysen öyle inersin" diyerek arkadaşı dağ başında bırakıyor…"

(CİHAN)


15 Nisan 2009 Haberleri 1 2 3 4 5