2. Ergenekon İddanamesinden: İlker Güven Mesut Yılmaz için "şerefsiz" diyor

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen Ergenekon davasının ikinci iddianamesinde, sanık İlker Güven Mesut Yılmaz için ağıza alınmayacak sözler ediyor. Sanığın üzerinde bulunan belgelerde Yılmaz'ın tekrar iktidara gelmek için çaba sarf ettiği belirtiliyor.

Sanık Güven'in üzerindeki belgede "Yavşak Mesut şerefsiz yavşak Mesut, hıyarın tekisin sen, idaren iyiydi de bunalıp kaçtın neden? Çünkü… Çıkamadı, fazla dayanamadı. Yalanla palavrayla tekrar gelmek muradın, lakin millet yutmuyor. Karşımda yok ki … yüzsüz yandaşlarım yüz defa … Lanetle anılıyor başta olduğum… Hırsızlıklar ortada sen durmadan laf çevir, geri zekalı herif, anlaşılmaz dediğini, anlaşılan tek yönün her gün bir bok yediğini" diye ilk sayfasının bittiği sayfanın alt tarafında "Atilla" ibareli yazı, ikinci sayfasında "Hüsamettin C.'un dul karısı ölüm döşeğindeki Deniz B.'a, Mesut Y.'ın Necmettin E.'ın ve Ecevit'in cenaze törenini de katledildiğini haber vermedikçe Türkiye rahat yüzü görmeyecek" deniliyor

Bu arada sanık Emniyet beyanıda "1986 yılında amiral olduğunu, 2 yıl Karamürsel Eğitim Komutanlığı görevinde bulunduktan sonra kadrosuzluk nedeniyle 1993 yılında emekli olduğunu, Emekli olduktan sonra Fenerbahçe kulübünde altı ay süreyle Genel Müdürlük yaptığını, Bülent ECEVİT'in Başbakan olduğu dönemde DSP'nin İstanbul İl Genel Meclisi üyeliğinde beş yıl görev yaptığını, Halen Beykent Üniversitesinde önce Stratejik Araştırmalar Merkezinde, daha sonra Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezinde üyelik görevinin bulunduğunu,1994-1998 tarihleri arasında 3-4 yıl kadar Mason Derneğine üyeliği olduğunu, O tarihten bugüne kadar da herhangi bir ilişkisinin bulunmadığını, Büyük Kulüp'e 1994 tarihinden itibaren üyeliği olduğunu, Ancak hiçbir toplantısına gitmediğini, Sadece sosyal imkânlarından faydalandığını, Yeniden Müdafa-i Hukuk Hareketi Derneğinin kurucu üyesi olduğunu, Üyeliğinin 6-7 ay kadar sürdüğünü, Ancak daha sonra ayrıldığını

Atatürkçü Düşünce Derneği'ne geçen sene üye olduğunu, Mehmet Şener ERUYGUR'un dernek başkanı olmasına müteakip eski görev arkadaşı olduğu için kendisine derneğe üye olmasını söylediğini, Şahsını da Kadıköy Şubesine üye olduğunu, Bugüne kadar 2-3 kez Kadıköy Şubesinde konferans verdiğini,

Mehmet Şener ERUYGUR ile 1988 yılında görev amaçlı tanıştığını, arkadaşlıklarının devam ettiğini, Beykent Üniversitesindeki Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezinde Şener ERUYGUR'un da görevli olduğunu, Şener ERGUYGUR'un emekli olması ve ADD Başkanı olmasından sonra irtibatlarının arttığını,

Ahmet Hurşit TOLON ile 1979 yılında ataşelik için Ankara'da düzenlenen istihbarat kursunda tanıdığını, başka herhangi bir birlikteliğinin bulunmadığını,

Birol BAŞARAN' ı ise ADD Kadıköy Şube binasını derneğe armağan eden kişi olarak tanıdığını, Ulusal Sanayi ve İş Adamları Derneği'nin düzenlemiş olduğu bir yemeğe Mehmet Şener ERUYGUR'un yerine gittiğini ve kendisini burada gördüğünü, Hatta orada merhabalaşma ve Hoş geldin haricinde özel bir görüşmesinin olmadığını, Sinan Aydın AYGÜN' ü basından tanımakta olduğunu,

Erol MÜTERCİMLER' i Türkiye Emekli Subaylar Derneğinin Harbiye Deniz Müzesi'nde ki bir panelinde, panelist olarak tanıdığını, Orada sadece tebrik amaçlı bir görüşmesinin olduğunu, Başka bir irtibatının bulunmadığını,

Güler KÖMÜRCÜ' nün Akşam gazetesindeki bir iki makalesini okuduğunu, Onu da bir arkadaşının tavsiye üzerine okuduğunu, Herhangi bir irtibatı ve diyalogu olmadığını,

Doğu PERİNÇEK ve İlhan SELÇUK' u basından tanıdığı, yazılarını okuduğu,

Atatürkçü Düşünce Derneğine bir yıldır üyeliğinin bulunduğunu, Son Genel Kurul Toplantısına katıldığını ve Bilim ile ilgili birimde üye olarak isminin yazılı olduğunu, Atatürk İlkeleri ve Laiklik üzerine ADD Kadıköy Şubesinde iki defa konferans verdiğini, Başka herhangi bir irtibatının bulunmadığını,

Mehmet Şener ERUYGUR' un ADD Genel Başkanı olma süreci hakkında sorulan soruya vermiş olduğu cevapta; Mehmet Şener ERUYGUR' un Genel Başkan sürecini ve sebebini tam olarak bilmediğini, Ancak Şener ERUYGUR Atatürk'ü seven ve Atatürkçü düşünceye sahip birisi olduğu için derneğin Genel Başkanlığına davet edildiğini, seçimi kazanıp kazanmayacağını bilmediğini ancak davete icabet ettiğini ve seçimi kazanarak Genel Başkan olduğunu anlattığını, Ancak kimin ne şekilde davet ettiğini bilmediğini,

Zaman zaman Âdem Ç. ve Rektör Cuma B. ile beraber bir araya gelerek üniversite hakkında karşılıklı bilgi alışverişinde bulunduklarını, Bu toplantılardan önce kendisi, Ferman DEMİRKOL ve Şener ERUYGUR bir araya geldiklerini, bir nevi danışmanlık mahiyetinde rektör ve heyet başkanı Adem Ç. ile yapacakları toplantıda bir fikir birliği içerisinde olmak için bir araya geldiklerini,

Profesör İsa E.'nin Beykent Üniversitenin kontenjan artırımı ve bilgisayar ile uzaktan eğitim konusu için izin ile ilgili Şener ERUYGUR'un görüştüğü kişi olduğunu, İsa E. Şener Paşaya işle ilgileneceğini, gerekli denetlemeleri yaparak bu konuda karar vereceklerine söylemesine rağmen herhangi bir işlem yapmadığı için şahıs hakkında böyle bir görüşme yaptıklarını, İsa E. YÖK Bakan Yardımcılığı görevinden ayrıldıktan sonra YÖK'te görevli Ferman Hocanın tanıdığı bir kişinin üniversitenin taleplerinin yerine getirdiğini,

Ahmet Zihni N.nin emekli albay olduğunu, sosyal aktivite olarak bir araya geldiği grubun bir nevi sekretaryalığını yapan kişi olduğu

"----TLAR GRUBU" ise Fenerbahçe Dostlar grubu olduğunu, Bu grubun herhangi bir resmiyeti olmadığını, Bir iki defa Şener ERUYGUR'un da sohbetlerine katıldığını,

LIONS Kulübünün daveti üzerine KONFERANS verdiğini"

Mustafa Y.'ın Uludağ Üniversitesi rektörü olduğunu, Ayrıca ADD Yönetim kurulu üyesi ve Başkan Yardımcısı olduğunu, Kendisinin çok eski dostu olduğunu ve ailece görüştüklerini,

Fenerbahçe Dostlar Kulübü olarak Haftada bir genellikle Salı günleri toplandıklarını, özellikle kış mevsiminde bir araya geldiklerini, Kültürel bir faaliyet olduğunu, Sadece insanların sohbet, muhabbet etmek için bir araya geldiği,

Ertuğrul Zeki Ö.'nün isimli şahsın Atatürk Tarih ve Araştırma Merkezi'nin sahibi olduğunu,

Cumartesi Dostları başlıklı isim, telefon ve e-mail adreslerinin bulunduğu listeyle alakalı olarak sorulan soruya vermiş olduğu cevapta; Fenerbahçe Dostlar Kulübü gibi, ancak tasavvuf felsefesi üzerine sohbetlerin yapıldığı bir grup olduğunu, 15 günde bir cumartesi günleri Marmara Yelken lokalinde toplandıkları Uzun zamandır da oraya da gitmediğini ifade ediyor.

(CİHAN)


25 Mart 2009 Haberleri 1 2 3 4 5