Başbakan Erdoğan: Siyaset samimiyet istiyor, samimi olmayanlar patır patır dökülüyor

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, siyasetin samimiyet istediğini, samimiyeti olmayanların da patır patır döküldüğünü belirterek, "Burada belediye başkanlığını adeta hayatı boyunca ipotek altına almaya gayret eden bir anlayış var" dedi.

Başbakan Erdoğan, partisince düzenlenen miting ve toplu açılış törenine katılmak için geldiği Adana'da akşam yemeğinde partililerle bir araya geldi.

TÜYAP Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi'ndeki yemeğe yaklaşık 2 bin kişi katılırken Başbakan Erdoğan, önce muhalefeti eleştirdi ardından da Büyükşehir Belediye Başkanı ve MHP adayı Aytaç Durak'ı dürüst olmamakla suçladı.

AK Parti olarak bu seçimi çok önemsediklerini ifade eden Erdoğan, "Ülkemizin, şehirlerimizin kaderini çok yakından ilgilendiren bir seçim. Bu imkanı ülke olarak çok iyi değerlendirmeliyiz. Zira hakkıyla değerlendirilmeyen imkanlar imkan olmaktan çıkarak külfete dönüşüyor. İlk seçimlerden, 3 Kasım'da hatırlarsanız bir seçim yapmıştık. 16 aylık bir parti olmamıza rağmen önemli bir başarı gösterdik. Yüzde 34.4'le o seçimden birinci parti çıktık. Parlamentonun yüzde 65'ini biz almışız. Daha sonra katıldığımız 28 Mart ve 22 Temmuz seçimlerinde milletimiz önce yüzde 42, daha sonra yüzde 47 oy vermek suretiyle bu artan teveccühünü bizden esirgemedi. Ama bu bizi asla şımartmadı. Aksine sorumluluğumuzun daha da arttığını bize gösterdi. Biz bu sorumluluğun artışıyla birlikte şunu söyledik; şu anda da teşkilatıma bunu söylüyorum. Bize oy arttıkça gücümüz artıyor, bizim oyumuz arttıkça tevazuumuz da o oranda artmalıdır. Bize tevazu yakışır, şımarıklık değil." diye konuştu.

İlk olarak Türkiye'nin yıllardır çözülemeyen birçok sorununu, problemini çözmek için bunların üzerine gittiklerini kaydeden Erdoğan, ekonomik, sosyal ve siyasi istikrarı yakalamaya yönelik adımlar attıklarını ifade etti. Bir krizler ülkesi olarak bilinen Türkiye'yi kısa sürede güven ve istikrar ülkesi haline getirdiklerini vurgulayan Başbakan Erdoğan, "Mali disipline sıkı sıkıya bağlı kaldık: uzun yıllar sonra enflasyonu tek haneli rakama indirdik. Unutmayın biz geldiğimizde enflasyon yüzde 30'du, 7.9'a indirdik, şimdi 7.7'ye indirdik. Türk lirasında akşam yatıyorlardı, sabah kalkıyorlardı yanına bir sıfır, altı sıfır koymuşlardı. Eskiden zenginler nasıl tanınırdı? Milyoner. Bir insan milyonerse zengin denilirdi. Fakat öyle günler gördük ki bu ülkede tuvalete gidişin bedeli 1 milyon olmuştu, 1 liraya tuvalete giderken 1 milyona tuvalete gider hale geldik. Biz dedik ki bu altı sıfırı atacağız. Dediler ki atamazsınız, enflasyon patlar, arkadaşlar attık mı, attık. Enflasyon patladı mı patlamadı, ama çatladı." şeklinde konuştu.

Bu ekonomik krizle birlikte bir ara enflasyonun yüzde 11'lere çıktığını, bunun üzerine muhalefetin zil takıp oynamaya başladığını dile getiren Erdoğan şöyle devam etti: "Bak gördün mü enflasyon nereye çıktı, tırmanıyor. Peki, şimdi 7.7'ye indi enflasyon, buna ne diyeceksiniz beyler. 7.7 ses var mı, yok konuşmuyorlar. Aynı şekilde biz devraldığımızda devletin borçlanma faizi yüzde 63.4'tü. Şimdi 11.5 oldu. Piyasa faizleri 13-14. 50 puan düştü 50 puan. Bu 50 puan faiz kimin cebinden çıkıyordu? Benim vatandaşımın cebinden çıkıyordu. Ama bunu bu muhalefetin hangisi konuşuyor? Türkiye'nin kamu net borç stoku yeni hesaplamaya göre yüzde 64. 100 liralık GSMH'nin 64 lirası borçtu. Şimdi 25 lirası borç. Nereden nereye geldik. Geçiyorum bunu. IMF, IMF diyorlar. Biz devraldığımızda hükümeti MHP'den, DSP'den ANAP'tan aldık. IMF'ye borç 23.5 milyar dolardı. Şimdi 8 milyar dolar borç var. Merkez Bankası'nın döviz rezervi 26.5 milyar dolardı, şimdi 67 milyar dolar krize rağmen. Nereden nereye? Bunları konuşuyorlar mı? Konuşmuyorlar. Çünkü işlerine gelmez. Bunu konuştuklarında kaybedeceklerini biliyorlar. 230 milyar dolar milli gelirle devraldık. 79 senede gelinen nokta oydu. Üzerine 6.5 senede biz 520 milyar dolar ilave ettik. Şimdi 750 milyar dolar oldu. Aynı şekilde ihracatımız 36 milyar dolardı, bunun üzerine 6 senede 96 milyar dolar ilave ettik. 2008 sonu itibarı ile 132 milyar dolar oldu. Bunlar rakamsal gerçekler."

Konuşmasının bu bölümünde Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak'ı eleştiren Başbakan Erdoğan, 2004 seçimleri öncesinde Durak'ın kendisine "Ben artık çok yaşlandım, dolayısıyla bir dönem daha belediye başkanlığı yapayım. Bana bir kişi tavsiye et o da benim yanımda yetişsin ve ben bu seçimden sonra görevi ona devredeyim" dediğini anlatarak şunları söyledi, "Bu şekilde bizimle yola çıkacaksın. Yeni dönem geldiğinde böyle bir şey söylediğimi hatırlamıyorum diyeceksin. Böyle bir anlayış olur mu? Böyle bir anlayışta olan insanla yolculuk olur mu, yola devam edilir mi? AK Parti dürüstlük ilkesi üzerine kurulmuştur. Biz şu anda Mehmet Ali Bilici kardeşimle böyle bir değişiklik yaptık, onunla yola devam ediyoruz. Ben inanıyorum ki, inşallah belediyecilik zaten bizim uzmanlık alanımız: biz Adana'ya o beklediği sıçramayı yaptırtacağız. Bundan kimsenin endişesi olmasın"

Adana'nın raylı sisteminin bir muamma olduğunu, metroda yaşanan hareketliliğinde merkezi yönetimin desteğiyle olduğuna işaret eden Başbakan Erdoğan, "Çünkü biz kendisini sıkıştırıyoruz. Gerekli olan hazineden yollandı, böylece bir hareketlilik başladı. Ama kaç yılda buraya geldi. Ankara'dan destek de aldın, buna rağmen iş burada. Bunları da maalesef söylemek durumundayım. Bunları konuşmak istemezdim ama böyle uygunsuz konuşmalar yapılmaya başlanınca söylemek zorunda kaldım. Mehmet Ali Bilici kardeşim ve ilçe belediye başkan adaylarım yapılanları el ele süratle kamuya mal edeceğiz. Çünkü projelerle konuşacağız. Kuru sıkı atmak bize yakışmaz. Biz projelerimizle konuşacağız. Adana'da yaptıklarımız var bunlar yapacaklarımızın teminatıdır. Bunları konuşacağız. Rahat olacağız. Çünkü bizim hiçbir şeyden sıkıntımız yok. Güçlüyüz. Niye yaptıklarımızı ortaya koyuyoruz: Hayal dünyasında yaşamıyoruz. Gerçekler dünyasında yaşıyoruz. Yalan yanlış gerçek dışı propagandayla Adana halkı yeniden kandırılmak isteniyor. Bizler bu tür şeylere hiç kulak asmadan barış içinde adımlarımızı atmaya devam edeceğiz. Yalana, dolana kavgaya bağırmaya çağırmaya dayalı siyaset devri geride kaldı. Biz dürüst siyaset yapacağız. Bugünkü miting aslında Adana'da bir kırılma noktasıdır. Bu mitingle beraber inanıyorum ki Adana'da bütün vatandaşlarımız yeni kararını vermiştir ve bu karar Mehmet Ali Bilici'dir." İfadelerini kullandı.

Beş yıldır belediyecilikte AK Parti eliyle çok önemli bir değişim iradesi ortaya konduğunu aktaran Başbakan Erdoğan konuşmasını şöyle tamamladı: "AK Parti belediyeciliği Süper Lig'e yükseldi. Örnekler çok. Birçok yeri gösterebilirsiniz. İstanbul'u gösterin, Antalya'yı gösterin, Samsun'u, Konya'yı, Kayseri'yi gösterin: Tüm buralarda AK Parti'li Büyükşehir belediyeleri var. Adana'da da zannediyor musunuz ki sayın başkan kendi kudretiyle yaptıklarını yapmıştır. Burada merkezi yönetimin olumlu yaptıkları üzerindeki katkıyı halka mal etmelisiniz. Hiçbir belediye başkanı ben dememeli. Ben diyorsa halka saygısızlık yapıyor demektir. Biz demeliyiz, biz. Bu iş bir takım oyunu. İnanç, gayret öyle bir şeydir ki tekeden bile süt çıkartır."

Başbakan Erdoğan konuşmasının ardından AK Partiye yeni geçenlere rozetlerini taktı. Başbakanın kürsüden inmesiyle adaylar ve partililer fotoğraf çektirme yarışına girdi. Başbakan Erdoğan, geceyi geçirmek üzere Polisevi'ne geçti.

(CİHAN)


07 Mart 2009 Haberleri 1 2 3 4 5