Mehmet Altan: Anayasa rahat değişirdi, taktik hata yapıldı

Türkiye'nin sivil Anayasa'ya mutlak suretle ihtiyacı olduğunu söyleyen Gazeteci Yazar Mehmet Altan, muhafazakârlaşma ile demokratikleşmenin dengeli bir şekilde ayarlanması gerektiğini söyledi. Anayasa değişikliğinin çok kolay bir şekilde yapılabileceğini, ancak AK Parti'nin taktiksel hata yaptığını belirten Altan, "Hükümetin bizlere ilk icraat olarak söz verdiği 'sivil anayasa' çoktan rafa kaldırılıp, unutturuldu" dedi.

Ahenk Hukuk Derneği'nin Ördekli Kültür Merkezi'nde düzenlenen 'Sivil Anayasa İçin Yol Haritası 2' konulu konferansta konuşan Mehmet Altan, AK Parti'nin anayasa değişikliğinde taktiksel hata yaptığını kaydetti. Temel radikal değişimler yerine, kısmi makyajla işin idare edilmeye çalışıldığına dikkat çeken Altan, Kürtçe siyasi propaganda yapmanın yasak olmasına karşın TRT-Şeş'in Kürtçe yayın yaptığını söyledi. Bolivya'da, yeni Anayasa'da yerli halklar tarafından konuşulan 36 dilin resmi dil olarak kabul edildiğini görünce, 'biz' ve 'onlar' kıyaslamasına başvurduğunu vurgulayan Altan, "36 resmi dilin öngörüldüğü anayasa ile birlikte ülkedeki yerlilerin ve Afro-Bolivyalıların farklılıklarını yaşaması ve geliştirmesi önündeki engeller kaldırılarak anayasal güvence altına alınıyor. Bolivya tüm dilleri resmileştirirken, idari yapı da dönüşüyor. Yeni Anayasa Bolivya'da bulunan dokuz eyalete özerklik veriyor. Ankara ise henüz üniter ile federatif yapının birbirlerine alternatif yönetim biçimi olduğunun, kavramsal düzeyde bile farkında değil. Ufağından büyüğüne her konuşan 'üniter idari yapıyı', 'toprak bütünlüğüyle' aynı şey sanıyor. Bolivya'da yeni anayasa onaylanırsa, yerli halkların kendi topluluklarını yönetmesine olanak tanınacak. Ayrıca muhalefetin kontrolü altında bulunan Senato'daki koltuk sayısı ile senatoda yerli temsilcilere ayrılan pay da artırılacak" diye konuştu.

Türkiye'de insanların hukuka güvenmediğinin altını çizen Altan, ülkede dönüşümü sağlamanın en önemli yollarından birinin köylülüğü azaltmak olduğunu söyledi. Altan, "Türkiye'de yönetme iddiası, mezradaki adamla Etiler'deki adamın yaşam kalitesi farkını azaltmaktan geçer. 10 bin misli gelir farkı var. Eğer köylülerin dostuysan köylülüğü azaltmalısın çünkü köylülük zenginleştirmez. Kum örneğinde olduğu gibi başkaları kumdan cama ve bilgisayara geçer, siz hala köyde yaşarsınız. Ayrıca köylerimiz mevcut durumunun iç açıcı olduğunu söylemek de mümkün değil. O yüzden nüfusu köylerden alıp şehir nüfusunu artırmak gerek. Köylülüğün düşmanı olmak köylünün dostu olmaktır. Buranın elitleri halkın oyuna katılmasını istemiyor. Nasıl olsa halk anlamaz diye 'laik cumhuriyet elden gidiyor' diyorlar. Türkiye'de siyaset yapmak isteyenler siyaseti dönüştürmek zorunda. Oysa iktidar koltuğuna oturmak değil koltuğun yanına ilişmek istiyorlar. Demokratikleşme azminde bir siyaset sınıfı yok. Kimse bürokrasiyle kavga etmek istemiyor. Türkiye'yi dönüştürmek istiyorsan tek yol var; AB. Ya dönüşecek ya da iç sömürge haline gelecek. Kavga da budur zaten. Ordu-hükümet kavgası falan değil. AB yandaşı olanlarla karşıtlarının kavgasıdır." dedi.

(CİHAN)


06 Mart 2009 Haberleri 1 2 3 4 5