Doğu Perinçek'in savunması 3. günde de tamamlanamadı

Ergenekon davasının tutuklu sanığı İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Perşembe ve Cuma günü yaptığı savunmasına, hakkında yapılan "Karargah evleri" ve "Darbe planları" gibi suçlamalara cevap vermesiyle devam etti. Perinçek'in, "Kars'a kadar gitsek ve yolumuza çıkan herkese sorsak Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı'ya Doğu Perinçek mi yoksa Köksal Şengün (Mahkeme Başkanı) mü suikast yapar diye sorsak sizi söylerler." diye konuşması ortamın gerilmesine neden oldu.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen Ergenekon davasında tutuklu sanık Doğu Perinçek, savunmasının üçüncü gününe, Kürt liderlere yazdığı mektuplarla ilgili suçlamalara cevap vererek başladı. Bölücü örgüt lideri Abdullah Öcalan'ın avukatlarının 2000 yılı baharında yanına geldiklerini belirten Perinçek, "Benden görüşlerimi istediler. Ben de söyledim. Görüşlerimi İmralı'ya aktarmak konusunda izin istediler. Ben de yanlış anlamalara neden olmasın diye görüşlerimi yazılı olarak Talabani, Barzani ve Öcalan'a gönderdim. Bu mektuplar altın değerindedir. Zaten o dönemde bu mektuplar basında da yer aldı. Türk-kürt sorununun nasıl aşılacağını anlattım. Türkiye'de demokrasinin batı tarafından getirildiği görüldü. Ben de demokrasi Amerika ya da Avrupa tarafından getirilmez dedim. Onlardan gelse gelse esaret gelir dedim. Hesaplarını yanlış yaptıklarını söyledim. Çözümün başında da PKK ve HADEP'in dağıtılmasının geldiğini söyledim" diye konuştu.

Bu sırada önceki duruşma tahliye edilen ve bu duruşmaya tutuksuz olarak katılan sanık Vedat Yenerer ile tutuklu sanık Hayrettin Ertekin'in, tutuklu sanıklar ile tutuksuzlara ayrılan bölümlerin birleştiği yerde uzunca sohbet ettikleri gözlendi. Mahkeme Başkanı Köksal Şengün, mübaşir aracılığıyla bu iki sanığı, yerlerine geçmeleri ve sessiz olmaları konusunda uyardı.

Sanık Doğu Perinçek, Cuma gününden yarım kalan görsel savunmasına bu gün de devam etti. Kürt sorunu, Ermeni meselesi gibi konularla ilgili İşçi Partisi olarak yaptıkları çalışmaları, etkinlikleri görüntüler eşliğinde anlattı. Savunmadan ziyade İşçi Partisi'nin icraatlarının anlatıldığı bu bölümde, ek salonda bulunan ve destek için gelen partililerin zaman zaman uyukladıkları ve birbirlerini uyumamaları konusunda uyardıkları gözlendi.

Kendi odasında "Karargah evleri" konulu dökümanların bulunduğu şeklinde iddiaların yer aldığını belirten Perinçek, "Benim odamda bulunduğu yalan. Nusret Senem'in odasında bulunduğunu duydum. Bu konuda sırası geldiğinde kendisi ayrıntılı açıklama yapacak. Bu bilgileri biz Genelkurmay Başkanlığı'na ilettik. Ancak bilgilerin ham bilgiler olduğu ve delil olarak kullanılamayacağı belirtildi. Bu bilgi belgelerin üzerinde çok gizli ibaresi var. Nasıl ortalara saçılıyor. Orduya sızmaya çalıştığımız ileri sürülüyor. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin aleyhine çalıştığımız da yalan. Bizim içimizde Servet Cömert ve Yaşar Müjdeci gibi değerli asker kökenli insanlar var. Darbe planlarıyla ilgili iddianamede yarım örnek bile yok. Sadece sanık Zekeriya Öztürk'ün, 'Doğu Perinçek, dört gözle darbe bekliyordu' şeklinde söylediği ileri sürülen söz var. Kendisi de zaten emniyette bu sözleri polislerle dalga geçmek için söylediğini ifade etmişti. Dalga geçmek için söylediğine inanmıyorum. Bunu ayrıca açıklayacağım." dedi.

Perinçek, "Mahkemeniz, İşçi Partisi'nin darbe hazırlığı içerisinde olduğuna ilişkin davayı yürütemez. Buna ilişkin yargılama Anayasa Mahkemesi'nde görülebilir." diye konuştu. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)'ne, Susurluk olayının üzerine gidilmesinin önemini arzettiğini belirten Perinçek, "Bu dönemde ordu millet işbirliği kadar hiçbirşeye ihtiyacımız yoktu." şeklinde konuştu.

Sanık Perinçek, duruşmanın öğleden sonraki oturumunda "Birisi çıkıyor 'Kıbrıs'ta 10 kişiyi öldürdüm' diyor herkes ayağa kalkıyor. Birisi çıkıyor, 6 7 Eylül olayları ile ilgili şeyleri gündeme getiriyor. Bunla ilgili yargılama sonunda 3 kişi de idam edilmiştir. Bu olayları 27 Mayıs devrimi yargılamıştır. Yassıada yargılamalarında bunlar gündeme gelmiştir. O olaylarda gladyo Türkiye'de ilk defa yargılanmıştır. İngilizler Kıbrıs'ta Türklerin ve Rumların birbirine düşmesini istiyorlardı. Fatin Rüştü Zorlu, Adnan Menderes'in de o olaylarda parmağı vardı." dedi.

Atatürkçü Düşünce Derneği'nin gladyonun bir parçası değil baş hedeflerinden olduğunu söyleyen Perinçek, ADD'de görev alan Muammer Aksoy ve Ahmet Taner Kışlalı'nın öldürüldüklerini söyledi. Perinçek, "Derneğin son başkanı Şener Eruygur da soruşturma kapsamında tutuklanmıştır. ABD'nin hedef aldığı ADD, Ergenekon'un bir parçası, hatta son başkanı da örgütün lideri olarak gösteriliyor" diye konuştu. Kuvayı Milliye Derneği ve benzeri kuruluşlar hakkında daha önceden yazdığı yazıyı okuyan Perinçek, bu kuruluşları, iktidar amaçlı olmadıkları ve örgütlenmedikleri için eleştirdiğini belirtti. Vatansever Kuvvetler Güçbirliği'nin Mersin Miting'inde yaşanan olaylara değinen Perinçek, "Bayrağı yere attıran da, arkasından Kürt düşmanlığı yaptıran da ABD'dir" şeklinde konuştu.

"Dayan Denktaş, Uyan Türkiye yürüşü"ne ilişkin görüntülerin duruşma salonunda izlenmesinin ardından Perinçek, görüntülerde yer alan Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un iddianamede eylem tarihindeki hiyerarşi sırasının değiştirilerek en başa yazıldığını öne sürdü. Toplantının darbe amacı taşıdığının ileri sürüldüğünü belirten Perinçek, "Benim de gizlenmek amacıyla toplantıya katılmadığım belirtilmiş. Partim oradaydı. Ben de oradayım demektir bu." dedi.

Dava dosyasına konulan kendisiyle alakalı telefon görüşmelerinin hepsini kabul ettiğini ve doğru olduğunu belirten Perinçek, bu konuşmaların kendileri açısından da savunma delilleri olduğunu ileri sürdü.

İşçi Partisi'nin, TSK içinde faaliyet yürüttüğü ve darbe hazırlığında olduğunun iddia edildiğini belirten Perinçek, "Böyle bir faaliyet sadakatsizlik ve hıyanettir" dedi. Perinçek, böyle bir faaliyete izin vermeyeceği gibi, devletin de İP içinde örgütlenmesine izin vermeyeceklerini söyledi.

Örgüt adına suikast planlamakla suçlandıklarını belirten Perinçek, "Biz kimi öldürecekmişiz? Orhan Pamuk mu? Hiç Orhan Pamuk'a benzeyen, kendi milletini soykırımla suçlayan bir kişi son 20 yıl içerisinde öldürüldü mü? Hrant Dink Mi? O da bizden. Hrant Dink diyor ki, 'Ey kürt kardeşlerim, Amerika daha önce biz Ermenileri kullandı. Şimdi de sizi kullanıyor. Bu oyuna gelmeyin' bunları söylüyor" dedi.

Perinçek, "Yaşar Büyükanıt'a suikast düzenleyeceğimiz iddia ediliyor. Bu yakışıksız bir iddia. Buradan Ardahan'a kadar gidelim. Yolda gördüğümüz herkese soralım. Doğu Perinçek mi Genelkurmay Başkanı'na suikast planı yapar yoksa Köksal Şengün mü (Mahkeme Başkanını kastederek) diye. Beni kimse göstermez. Yüzbinlerce kişi Köksal Şengün der. Ben Yargıtay çocuğuyum. Babam Diyarbakır'dan 32 yaşında Yargıtay'a geldi. Daha çocuk yaşta başsavcı yardımcısı oldu. 35 yaşında da Adalet komisyonuna seçildi. Beş kişiden biri oldu." dedi. Perinçek'in, savunması sırasında kendi ismini kullanması üzerine mahkeme başkanı Köksal Şengün, "Babamız savcı değil. Onun için mi suikast düzenleriz. Onun için mi siz yüzde sıfır çıkarsınız da biz yüzde 50 çıkarız?" şeklinde tepki gösterdi. Bunun üzerine sanık Doğu Perinçek, "Hayır efendim beni yanlış anladınız. Beni tanırlar, sizi tanımazlar." dedi. Başkan Şengün'ün, "Bizi de tanırlar" sözü üzerine Perinçek, "Şimdi sizi de bizim sayemizde tanıyorlar." diye konuştu.

Perinçek'in bir süre daha savunma yapmasının ardından başkan Şengün, duruşmayı yarın 09.30'a erteledi.

(CİHAN)


26 Ocak 2009 Haberleri 1 2 3 4 5