CHP Lideri Baykal: Hesap soracaksan Sabih Kanadoğlu'ndan değil, Deniz Feneri'nden hesap sor

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Deniz Baykal, Ergenekon soruşturması kapsamında evi saatlerce aranan Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu'na sahip çıktı. Türkiye'de saygın kişilerin sabahın erken saatlerinde evlerinden alınarak tutuklandığını ve aylar sonra hiçbirşey yokmuş diyerek salındığını söyleyen Baykal, "Hesap soracaksan Sabih Kanadoğlu'ndan değil, Deniz Feneri'nden sor." dedi.

CHP Genel Başkanı Baykal, partisinin Antalya'daki 78 belediye başkan adayını törenle açıkladı. Partinin İl Başkanı Ömer Melli ile Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Akaydın, program öncesi Baykal'ı evinden aldı. Kepez Belediyesi Spor Salonu'ndaki programa yaklaşık 5 bin kişi katıldı. Baykal salona gelene kadar Tolga Çandar mini bir konser verdi. İstiklal Marşı'nın okunması sırasında konuşma ve işitme engelli bir grup da işaret diliyle marşa eşlik etti. Açılış konuşmasını yapan CHP İl Başkanı Ömer Melli, Uğur Mumcu'yu ölümünün 16. yıldönümünde bir kez daha anarak, Büyükşehir ve 5 yeni ilçenin başkanlıklarını alacaklarına dair söz verdi.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, sözlerine ekonomik gelişmeleri değerlendirerek başladı. Türkiye'nin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntının küresel krizle alakası olmadığını savunan Baykal, ülkenin borcunun 500 milyar doları bulduğunu söyledi. İşsizliğin olağanüstü duruma geldiğini iddia eden Baykal, "Fabrikalar kapanıyor, ekonomi alarm veriyor. Ekonomi kaygı verici bir durumda. Ama bu kötü durum dünyadaki ekonomik krize bağlı değil. Ondan bağımsız bir kriz yaşanıyor. Çünkü yolsuzluklar almış başını gitmiş. Yolsuzluk bireysel suç olmaktan çıkmış, toplumsal nitelik kazanmış. Artık iktidarlar yolsuzlukla mücadeleyi bırakmışlar, yolsuzluktan nasıl nemalanırızın peşine düşmüşler. Eskiden iktidar yolsuzluğu yakalayınca üzerine giderdi, şimdi yolsuzluk yapan daha çok başarılı olsun diye vergi imtiyazları veriliyor. Yolsuzluk yapan dernekler daha rahat yolsuzluk yapabilsin diye kamuya yararlı dernek statüsüne getiriliyor." dedi.

Baykal milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılması talebini burada da yeniledi. Şu an devletin gücünün rakiplerinden intikam almak için kullanıldığını iddia eden Baykal, Ergenekon davasına da değindi. Türkiye'deki saygın insanların sabahın erken saatlerinde evlerinden alınarak tutuklandığını, bir süre sonra ise 'ya sizin suçunuz yokmuş' denilerek serbest bırakıldığını söyleyen Baykal, şöyle devam etti: "Bugün iş başında olanlar, birileriyle hesaplaşacak, birilerine yönelik hesabını temizleyecek, birilerinden intikam alacak. Bu yol yol değildir. Türkiye'nin barış ve huzura ihtiyacı var. Türkiye'nin el ele vermeye ihtiyaç var. İç gerginlik hiç kimseye yarlı değildir. Birdenbire hangi hesaplaşma ihtiyacının sonucu olarak bilinmez saygın insanlar sabahlara karşı gözaltına alınıyor, en büyük acılar yaşattırılıyor. Bir süre sonra da bir şey yokmuş diyerek tahliye ediliyor. Eksik olsun öyle tahliye yöntemi. Türkiye'de hesap sorulması gerekiyorsa o hesabın Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu'ndan değil, o Deniz Feneri'ni gerçekleştirip horazlandıranlardan sorulması lazım. Masum ve şerefli insanların haksız suçlamalarla, delilsiz, mesnetsiz iddialarla saygın kişileri tutukladıktan aylarca içeride tutup sonra bir şey yokmuş deyip tahliye etmek Türkiye'de ne demokrasiye ne adalete, ne hukuka sığmaz. Haksız suçlamalar siyasette daima yapılmıştır. Şimdi yeni mağdurlar yaratılıyor. İnsanlar şiddetle, terörle hiç alakaları olmadığı halde en ağır suçlamalarla karşı karşıya kalıyor. Bunların altında hesaplaşma var. Kişilerle hesaplaşmanın ötesinde Türkiye'nin laik, demokratik Cumhuriyeti ile hesaplaşma var. Kimse devlet iktidarından aldığı güçle savcıları harekete geçirerek memleketin dürüst namuslu insanlarına eziyet etmeye kalkmasın. Yarın o iktidar ellerinden gittiğinde yaptıklarının hesabını veremezler."

Başkanları ve adaylarıyla iftihar ettiklerini bildiren Baykal, kadrosunun çok nitelikli, dürüst, akıllı, çalışkan olduğunu savundu. Antalya deyince ağzının suyu akanlardan olmadıklarını sözlerine ekleyen Baykal, adayların içinde mühendisten şoföre kadar herkesimden kişinin bulunduğunu aktardı. Programın sonunda adaylarını açıklamaya başlayan Baykal ilk olarak Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Akaydın'ı kürsüye çağırdı. Akaydın'ın artık profesör ya da rektör olmadığını ifade eden Baykal, "O artık bir mektepli. Siyaset mektebinin yeni öğrencilerinden. CHP mektebinde okuyacak." dedi. Baykal, adaylarının hepsini övgüyle bahsederek kürsüye çağırdı.

(CİHAN)

CHP Lideri Baykal: Hesap soracaksan Sabih Kanadoğlu'ndan değil, Deniz Feneri'nden hesap sor CHP Lideri Baykal: Hesap soracaksan Sabih Kanadoğlu'ndan değil, Deniz Feneri'nden hesap sor CHP Lideri Baykal: Hesap soracaksan Sabih Kanadoğlu'ndan değil, Deniz Feneri'nden hesap sor

24 Ocak 2009 Haberleri 1 2 3 4 5