Gül: "(Türkiye'nin İsrail'e davet edilmemesi) AB ülkelerinin liderleri Tel Aviv'e niye gittiler; herhalde bunu bilmeden söylüyorlar"

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, İsrail'deki yemeğe Türkiye'nin davet edilmemesi ile ilgili olarak, ''Bunu söyleyenler kimler bilmiyorum. Demek ki bu olayları yakından takip etmiyorlar. AB ülkelerinin liderleri Tel Aviv'e niye gittiler? Herhalde bunu bilmeden söylüyorlar. Bu olaylarla ilgili yorum yapılırken bunları yakından incelemek lazım." dedi.

Cumhurbaşkanı Gül, Gazze'deki ateşkesle ilgili Mısır'ın Şarm El Şeyh kentinde yapılan zirve toplantısının ardından Ankara'ya döndü. Gül, temasları ile ilgili Esenboğa Havalimanı'nda açıklamalarda bulundu. Gül, açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Gül, "Türkiye, uzun vadeli çözümün sağlanması için Hamas ve diğer taraflarla çalışmalarına devam edecek mi?'' sorusuna şu cevabı verdi:

''Türkiye çalışmalarına devam edecektir. Türkiye, Kahire, Şam ve Tel Aviv arasında mekik diplomasisi yapmıştır, dedim. Dolayısıyla bu çalışmalarına devam edecektir Türkiye, bundan sonra da. Bunu yapabilen de bugünkü toplantıya giren ülkeler arasında başka ülke yoktur, Türkiye'den başka. Bunu da herkes bilmektedir. Hem içerdeki kapalı toplantıda, hem basın toplantısında bunu da bütün ülkeler takdirle karşılamışlardır ve desteklerini Türkiye'ye göstermişlerdir.''

Cumhurbaşkanı Gül, ''Bütün bu kriz sürecinde Arap ülkeleri liderlerinin tavrı sizi hayal kırıklığına uğrattı mı?'' sorusuna ise, ''Kriz bitmedi daha, devam ediyor. Onun için altını çizdiğim iki husus var. Biri, Filistinliler arasındaki bölünmüşlüğün giderilmesi, ulusal bir hükümetin kurulması. Bu bölünmüşlük kurulacak olan Filistin devletinin temellerini sarsmaktadır. Onun için önce bu bölünmüşlüğün giderilmesi, daha sonra Arap ülkelerinin bir araya gelmesi, onların bölünmüşlüğünün giderilmesi. Belki de onların bölünmüşlüğü, Filistinlileri bölüyordur bu ayrı bir mevzu; ama bu bölünmüşlüklerin giderilmesi lazım.'' ifadelerini kullandı.

Gül, İsrail ile Türkiye arasında makasın açıldığı yorumları ile İsrail'de gerçekleştirilen yemeğe Türkiye'nin davet edilmediği haberleri hatırlatılması üzerine ise şunları kaydetti:

''Bunu söyleyenler kimler bilmiyorum. Demek ki bu olayları yakından takip etmiyorlar. AB ülkelerinin liderleri Tel Aviv'e niye gittiler? Herhalde bunu bilmeden söylüyorlar. Bu olaylarla ilgili yorum yapılırken bunları yakından incelemek lazım. Bu hepiniz için geçerli.

ABD ile İsrail, geçen hafta içerisinde bir mutabakata vardı. Bu mutabakat neydi? Mısır'dan, İsrail'e açılmış olan o tüneller, geçitler veya kapılar neyse, bunların yeterli kontrolü yapılamıyor. Dolayısıyla bunların kontrolünde ABD'nin devreye girmesi. ABD, bunu üstlendi, bu kontrolü. AB'nin bazı ülkeleri de ABD'ye bu konuda yardım vermeye, katkı sağlamaya hazır olduklarını söylediler. İsrail bunu güvenlik meselesi olarak görüyor. Buna destek vermek ve bu konuda İsrail'e desteklerini göstermek için gittiler, bizimle bir alakası yok.

Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkiler devam ediyor tabii ki. Türkiye yeri geldiğinde doğruları gayet dürüst bir şekilde, açık bir şekilde, kim olursa olsun söylemektedir. Şu yaşanan süreçte kabul edemeyeceğimiz manzaralarda, olaylarda, Türk halkı 7'den 70'e ayağa kalkmıştır, onun temsilcileri de gayet, açık, net şekilde söylemişlerdir. Çok açık bir şekilde söylemek isterim: Bakın bu din savaşı falan değil bunlar; bu bir siyaset, yapılan şey...

Bakarsanız, İsrail'de de Arap nüfus var, Müslüman nüfus var. Başka ülkelerde farklı farklı nüfuslar var; ama bu çok kötü bir siyaset. Bu açıdan biz şuna dikkati çekiyoruz: Bu son 2 hafta içerisinde yapılan şeyler İsrail'in uzun vadeli güvenliğine de aslında en büyük tehlikedir. Bunu da açıkça söylüyoruz. Bunları açıkça söyleyebilen başka da ülke yoktur.

O açıdan biz bir taraftan yanlış gördüğümüz şeyi güçlü bir şekilde söyleyeceğiz, insanlık adına söyleyeceğiz, kim olursa olsun bunları söyleyeceğiz. Diğer taraftan da makul, tabii ki ilişkiler devam etmektedir. İlişkiniz yoksa zaten bunları söyleme gücünüz de olmaz, barışa katkı yapma imkânınız da olmaz. Biz oradaki acılardan, açıkçası siyaset yapanlardan değiliz. Oradaki acının bitmesi lazım. Oradaki çocukların, kadınların, masum insanların kanının akmasının durması gerekir. Yoksa her iki senede bir aynı şeyleri görmeye insanlık dayanamaz. Bunların gelenek haline gelmemesi gerekir. Türkiye'nin yaptığı budur.''

(CİHAN)


18 Ocak 2009 Haberleri 1 2 3 4 5