Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü Füzün: Hak değil hukuk arayışındayım

Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Füzün, rektörlük seçimleriyle ilgili Ankara Bölge İdare Mahkemesi'nin, Ankara 15. İdare Mahkemesi'nin verdiği yürütmeyi durdurma karını kaldırmasını değerlendirmek için gazetecilerle bir araya geldi. Hukukun vereceği karara her zaman saygı duyacağını belirten Füzün, "Ben hak arayışında değil hukuk arayışındayım." dedi. Bazı gazetelerde akrabalarının AK Partili olduğunu yönünde haberlerin çıktığını söyleyen Füzün'e, 'Sizde AK Partili misiniz?" sorusu yöneltildi. Bu soru üzerine bayan bir gazeteci, yanında oturan Rektör Füzün'e kadehini uzatarak kadeh tokuşturdu. Soruya yanlış anlamalara neden olabileceği nedeniyle cevap vermeyen Füzün, "Yakın arkadaşlarım benim hayat görüşümü çok iyi bilir." dedi.

Rektör adaylarından Sedef Gidener, rektör olarak atanan Mehmet Füzün'ün kısmi statüde çalışması nedeniyle rektör olamayacağını iddia etmiş ve Ankara 15. İdare Mahkemesi'ne dava açmıştı. Mahkeme de yürütmeyi durdurma kararı vermişti. Bunun üzerine Cumhurbaşkanlığı da yürütmeyi durdurma kararına itiraz etmiş, Bölge İdare Mahkemesi de yürütmenin durdurulması kararını bozmuştu. Hukuksal süreçte yaşanan son gelişmeleri değerlendiren Prof. Dr. Füzün, 5 Ağustos'ta rektörlük görevine atandığını, 6 Ağustos'ta da tam zamanlı olarak göreve başlayarak her gün gece geç saatlere kadar çalıştığını söyledi. Bu süreçte bir dava açıldığını ve bu davanın Türkiye gündemine oturduğunu ifade eden Füzün, "Dava konusu benim muayenehanem olduğu için rektör olamayacağım konusundaydı. Ben 6 Ağustos'tan bu yana fiilen ve resmen çalışıyorum. 2547 sayılı Yüksek Öğrenim Kanunu'nun 13. maddesinde 'Rektörün üniversitelerde ne iş yapacağı nasıl belirleneceği' yazıyor. 36. bölüme geldiğinizde üniversitede çalışma esasları ve denetimi yer alıyor. Sorun burada çıkıyor. Kısmi statüde olanlar, rektör, dekan, müdür, bölüm başkanı olamazlar' diyor. Ama bu kısmi statüde olanlar rektör olamazlar şeklinde yorumlandı. 13. madde rektörün nasıl atanacağını, nasıl belirleneceğini söylüyor. 36. bölümünde, çalışma esasları rektörün nasıl çalışacağını söylüyor. Yasa aslında bu kadar açık. Birçok hukukçuyla konuştum. Bunun böyle olduğunu çok net bir şekilde ifade ettiler. 13 ile 36'yı karıştırmamak lazım." dedi. Hukukun vereceği karara hep saygılı olacağını, yurtdışında hak arayışında bulunmayacağını da belirten Füzün, "Rektör olmak bir insan hakkı değil. Ben hak arayısında değilim. Bu davada ben de müdahil oldum ama benim müdahil oluşumdaki neden kendi hakkımı aramak değil. Ben hak arayışında değil hukuk arayışındayım. Türkiye yargısı buna en güzel kararı verecektir." ifadelerini kullandı.

Yasanın bu zamana kadar kendinden önceki 17 rektör için yanlış uygulanıp yorumlanmasının kendi sorunu olmadığını da kaydeden Füzün, "Ama bana geldiğimde böyle bir uygulama çıkacaksa ben buna saygı duyarım. Hiç başka bir yerde hakkımı aramayacağım. Rektörlük hak değil görevdir, verilir yaparsınız bir süre, sonra gider işinizi yaparsınız." diye konuştu. 15. İdare Mahkemesi'nin 36. maddeyi farklı yorumlayarak yürütmeyi durdurduğunu, Bölge İdare Mahkemesi'nin de atamada hukuka aykırılık bulmayarak yürütmeyi durdurma kararının kaldırılmasına karar verdiğini hatırlatan Füzün, bu işin burada bitmediğini, itirazlar ve Danıştay aşamasının olacağını, sürecin uzun süre devam edeceğini kaydetti. Hukuki işler nedeniyle üniversitede işlerin ve projelerin yavaşladığına, maddi açıdan kayıpların olduğuna da değinen Füzün, sürecin uzaması durumunda üniversitenin kaybedeceğini belirtti. Üniversitede kendisine gösterilen sempatinin giderek arttığını de kaydeden Röktür, bugün, birçok üniversite öğretim görevlisinin bu işin hukuka uygun olduğunu düşündüğünü söyledi.

1982 yılında çıkan 2547 sayılı yasanın değiştirilmesi gerektiğinin altını çizen Füzün, "Bir takım değişikliklere uğradı, bugüne kadar geldi. Antidemokratik bir yasadır, bunu yıllarca birçok rektör, birçok üniversite profesörü söyledi. Bu yasa değiştirilmeye kalkılınca, YÖK ve o zamanın rektörlerinin hepsi inanılmaz bir şekilde bu yasaya sahip çıktı. Bunu anlamak mümkün değil. Bu yasa değiştirilecekse sadece rektörlük seçimi değil, birçok konuda değişiklik yapılması lazım. Röktürlerin inanılmaz yetkileri var. Rektör benim anlayışıma göre üniversiteyi temsil eden bir insandır, karar verici yaptırıcı olmaması lazım. Karar verici olan kurullardır, öğretim üyeleri, dekanlar olmalı." şeklinde konuştu.

Emin Alıcı döneminin üniversitede tek adam dönemi olduğunu öne süren Füzün, kendi dönemlerinde üniversiteyi demokratik özgür hale getireceklerini kaydetti.

(CİHAN)

Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü Füzün: Hak değil hukuk arayışındayım Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü Füzün: Hak değil hukuk arayışındayım Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü Füzün: Hak değil hukuk arayışındayım

14 Ocak 2009 Haberleri 1 2 3 4 5